Zaman Yönetimi – 1

Arkadaşlar uzun bir aradan sonra merhabalar,

Sanırım işte de sürekli bilgisayara bakmaktandır ki eve geldiğimde bilgisayarı açasım pek içimden gelmiyor. Aslında bazen geliyor ama bu sefer de yorgunluğum müsaade etmiyor. Geçtiğimiz hafta içerisinde kurumsal anlamda eğitimler veren kaliteli bir firma tarafından Zaman Yönetimi eğitimi aldım. Çalıştığım şirketin bu eğitimi almamış, merkez ofis çalışanlarına yönelik hizmet aldığı bir eğitimdi bu. Eğitmen 55’li yaşlarda bir beyefendiydi ve özgeçmişi dünya çapında büyük firmalarla doluydu. Kendisi de yaşadığı tecrübelerle eğitimi birleştirerek gayet faydalı ve ileride verimli olacağını düşündüğüm bir proaktif eğitim verdi.

Bu eğitimden bir takım notlar aldım, not alamadıklarımı da fotoğraf çektim ve onları da yazıya dökerek sizlerle paylaşmak istedim.

Sizce zaman yönetilebilir mi? Hayır zamanı yönetemeyiz. Günde 24 saat, saatte 60 dakika, dakikada 60 saniye var. Bunun aksini iddia eden ya da zamanı yönetip değiştirebileceğini söyleyenler yoktur herhalde. Bu nedenle biz aslında  zamanı değil kendimizi yönetebiliriz. Kendimizi yöneterek zaman içerisindeki “BEN” i belirleriz. Örneğin; Usain Bolt 100 metreyi 9,58 saniyede koşuyor. Bu bir dünya rekoru olduğundan bu yaptığına büyük başarı diyebiliriz. Peki bunu zamanı yöneterek, zaman kavramını uzatarak (dolayısıyla kendi süresini kısaltarak) mı gerçekleştiriyor? Hayır. Bolt bunu endini yöneterek, kendini geliştirerek bu süreyi minimize ediyor ve dünya rekoru kırıyor. Belki de gereksiz gördüğü tüm fikir ve eşyaları üzerinden atarak 0,5 saniye kazanıyordur. Olamaz mı? Olabilir.

Neil Rackham en çok satan kitabı SPIN Selling’de öğrenme becerilerini geliştirmenin 6 altın kuralını sıralıyor. Bunları hayatımızda uygulayabilirsek farkı somut olarak hissedebiliriz.

  1. Bir seferde yalnız tek bir davranışı çalışın.
  2. Yeni bir davranışı en az üç kere deneyin.
  3. Nitelikten önce nicelik.
  4. Riski olmayan durumlarda deneme yapın.
  5. Kendinizle işbirliği yapın, temel görüşlerinizle savaşmayın.
  6. Düzenli olarak başkalarının sizi değerlendirmesini isteyin.

“Nedir zaman? Kimse sormadığı zaman bilirim ne olduğunu. Ama nedir diye sorulursa açıkçası cevap veremem.” demiş St. Augustine.

İnsan, dünyamızın tekrarlanan hareketlerine bakarak zamanı ölçülebilir hale getirdi. Yılın 365 gün, günün 24 saat, her saatin 60 dakika, her dakikanın 60 saniye olduğunu hepimiz biliriz. Üstelik bu zaman dilimlerinde yeryüzünde yaşayan herkes için eşittir. Herkes her sabah uyandığında yaşanacak bir 24 saat bulur.

Bazen çok yavaş, bazen de çok hızlı geçer zaman. Bekleyenler ve sıkılanlar için yavaş, eğlenen ve iyi vakit geçirenler için ise çok hızlı geçer zaman.

Zaman, tükenen ve telafisi olmayan bir kaynaktır. Biz hayatımızda birtakım değişiklikler yaparsak kalan zamanlarımızı daha verimli kullanabiliriz. Böylelikle telafisi olmayan bir kaynağın kalan kısmını daha verimli geçirebiliriz.

Zaman, sahip olduğumuz en değerli kaynaktır. Bu kaynağı biriktiremeyiz, geri dönüp tekrar kullanamayız. Zamanın provası yoktur. Geçmiş, bugün ve geleceğimiz; hangisini düşünürsek düşünelim aslında zamanla yatıp zamanla kalkarız.

Sık sık gün içinde durup kendinize sorun: “Şimdiki zamandan en iyi şekilde nasıl yararlanabilirim? Ne yaparsam şimdiye değer ve anlam katabilirim?” ve bu sorulara verdiğiniz cevapları hayatınızda mutlaka uygulayın.

  • Eğer biliyor ama uygulamıyorsanız, henüz biliyor sayılmazsınız.

“Şimdi”yi iyi yaşamak için onu kontrol etmeliyiz ve ona yoğunlaşmalıyız. Pek çok kişi bunu gerçekleştiremez, çünkü düşünceleri geçmiş ve gelecekle meşguldür. Geçmişte yaptığı yanlış şeylere duyduğu pişmanlıklar ve gelecek kaygıları şimdiye odaklanmamızı engeller. Şimdiye odaklanmayı başararak geleceğimizi parlatmak bizlerin elindedir.

Doğru ölçeklendirme

Gelecek hakkında bildiğimiz tek şey, farklı olacağıdır.  – Peter Drucker

Önemli mi? Acil mi? Bu soruların cevabını bulup işlerimizi buna göre önem sırasına koymalıyız.

  • Her işin acil olduğu bir kurumda hiç bir iş acil değildir demektir.

Değişim ne zaman gereklidir biliyor musunuz? Değişim gerekli olmadan önce gereklidir. Çünkü değişimi gerekene kadar beklerseniz, elinizdeki seçeneklerin sayısı azalır ve kriz yönetmek zorunda kalırsınız. Önceden sezebilmek ve tabiri caizse bıçak kemiğe dayanmadan değişimi gerçekleştirmek gerekir. Böylelikle kriz başlamadan biter ve süreç sizi yormaz.

İşlerin önemli mi acil mi olduğu gösteren Stephen R.Covery’nin Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı kitabında verdiği aşağıdaki tabloyla sıralamaya sokabilir ve zamanı daha verimli kullanabilirsiniz.

Arkadaşlar Zaman Yönetimi eğitimiyle ilgili 3 serilik yazıdan 1.sini okudunuz. Yazının diğer serileri için lütfen aşağıdaki bağlantılara tıklayınız.

Zaman Yönetimi – 2

Zaman Yönetimi – 3